Çamur Atölyesi’nin kurucusu Esra Yazıcı, hobi olarak başladığı seramik yolculuğunu zamanla bir tutkuya dönüştürdü. Bu yolculuk, öğrencisi Begüm Mutlu ile güçlerini birleştirmesiyle daha da anlam kazandı. İkili, Aşağışakran’da yer alan eski bir zeytinyağı fabrikasını dönüştürerek, Aliağa’nın ilk yüksek derece seramik atölyesini ve sanat çiftliğini hayata geçirdiler. Sanatla doğayı buluşturan ‘Atölye Şakran’da üretimin, ilhamın ve yaratıcılığın kapıları aralanıyor.
Atölyede, Esra Yazıcı ve Begüm Mutlu tarafından yüksek dereceli seramik ürünlerin yapımı ve boyaması gerçekleştirilirken, Emine Çalışkan çini eğitimi veriyor. Hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik olarak düzenlenen workshoplarla katılımcılara keyifli ve yaratıcı bir deneyim sunuluyor. Aylık dört dersten oluşan düzenli eğitimlerin yanı sıra, 2-3 saatlik kısa süreli atölyeler de mevcut.
Atölyelere minimum dört kişiyle katılım sağlanabilirken, on kişi ve üzeri gruplar için indirim uygulanıyor. 3-14 yaş arası çocuklar ister kendi gruplarında ister anneleriyle birlikte katılım gösterebilirken, 14 yaş ve üzerindekiler yetişkin gruplarına dahil ediliyor. Atölyede üretilen porselen ve stoneware ürünler; fırına ve bulaşık makinesine uygun, gıda ile temas edebilen özellikleriyle öne çıkıyor. Kupa ve tabak boyama atölyelerinde ise ilk pişirimi yapılmış ürünler, katılımcıların kişisel dokunuşlarıyla tamamlanıyor. Tüm ürünler, gerekli fırınlama ve son işlemlerden geçirildikten sonra sahiplerine teslim ediliyor.
ESKİ FABRİKAYI SANAT ATÖLYESİNE DÖNÜŞTÜRDÜLER Çamur Atölyem’in kurucusu Esra Yazıcı, bu serüvenin başlangıcını şöyle anlatıyor: “Pandemi döneminde İstanbul’dan Şakran’a taşındım. Seramiğe hobi olarak başladım; evimin altındaki küçük atölyede kendi kendime üretmeye başladım. Derslerimden birine Begüm öğrenci olarak katıldı. Eğitimlerini tamamladıktan sonra birlikte çalışmak istedi. Yaklaşık iki yıldır birlikteyiz ve bu süreçte işimizi birlikte büyüttük. Sonunda Aşağışakran’daki eski bir zeytinyağı fabrikasını restore ederek taşındık. Bu mekân, hem köy dokusuna uyumlu hem de yaratıcı üretimlerimize ilham veren özel bir yer oldu. Aşağışakran’ı çok seviyoruz ve burada kökleşmek istiyoruz”
“HEDEFİMİZ ATÖLYE ŞAKRAN’I SANAT ÇİFTLİĞİNE DÖNÜŞTÜRMEK” Esra Yazıcı, markalarının Aliağa’dan çıktığı için çok mutlu olduğunu belirtirken Atölye Şakran adına gelecek hedeflerini anlattı: “Markamızın Aliağa’dan çıkmış olmasından dolayı çok mutluyum. Atölye olarak hedefimiz burayı bir sanat çiftliğine dönüştürmek bu yüzden adını ‘Atölye Şakran’ koyduk. Ressam bir arkadaşımız gelirse de kapımız açık. Çini hocamız da aynı şekilde geldi hemen aramıza katıldı”
ATÖLYE ŞAKRAN DAHA ÇOK İNSANA ULAŞMAK İSTİYOR Atölye Şakran olarak gönüllülük projeleri yapmaktan da mutluluk duyduklarını belirten Yazıcı: “Bu yolculukta bizim için çok özel bir deneyim, Şakran Cezaevi’nde kalan çocuklar ve gençlerle gerçekleştirdiğimiz yaratıcı atölye çalışmaları oldu. Onlar bize ulaştı, biz de bu çağrıya kayıtsız kalamadık. Bu deneyim bize bir kez daha gösterdi ki sanatın ve birlikte üretmenin dönüştürücü gücü her yerde, her koşulda var olabiliyor. Biz de Atölye Şakran olarak bu gücü daha çok kişiye ulaştırmak, daha fazla yüreğe dokunmak istiyoruz” dedi.

