Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve Beslenme

Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve Beslenme

Diyetisyen Özlem Kolik, “Polikistik Over Sendromu, genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğu ve günümüzde çok sık görülen hormonal bozukluklardan biridir.” diyerek önemli uyarılarda bulundu. Ayrıca diyetisyene gitmek için vakit sorunu yaşıyorsanız, çevrenizden destek alamıyorsanız, hangi şehir veya ülkede olduğunuzun artık önemi yok. Özlem Kolik online Beslenme Danışmanlığı da yapıyor.

Polikistik Over Sendromu, genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğu ve günümüzde çok sık görülen hormonal bozukluklardan biridir. Polikistik Over Sendromu’nda en başarılı sonucu öncelikle beslenme tedavisi vermektedir. Vücut ağırlığında artış, regl düzensizliği, akneli ve yağlı bir cilt, çene ve göbek bölgesinde erkek tipi kıllanmalar gibi birçok semptomlar PKOS’un en sık rastlanan belirtileridir.

Obezite ile PKOS arasında çok güçlü bir bağ bulunmaktadır. Bireyin vücut ağırlığının %5-10 oranında azalması hormon düzeylerinde olumlu sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Beslenme tedavisine başlarken önceliğimiz vücut yağlarından sağlıklı bir şekilde kilo kaybetmektir.

Polikistik Over Sendromu’nun beslenme tedavisinde vücut ağırlığı kaybının sağlanması ile birlikte sağlıklı beslenme alışkanlığının sürdürülebilir olması çok önemlidir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ve bunun yaşam tarzı haline dönüştürülmesi gerekmektedir.

Kan şekerinin dengelenmesi için beslenme programında öğün sayısının arttırılması ve karbonhidratın dengeli bir şekilde alınması önemlidir. Beslenme tedavisinde basit karbonhidratları azaltıp, glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir. Günlük alınan enerjinin %55-60’ı karbonhidrat, %15-20’si protein ve %20-25’i yağlardan alınmalıdır.

Karbonhidratların hepsi aynı değildir bu nedenle besinlerin insülin düzeyi üzerinde etkileri farklı olabilir. İnsülin seviyelerinizi dengede tutabilmek için; tam tahıllılar, kurubaklagiller, sebze ve meyveler, lif içeriği yüksek karbonhidratlar tercih edilmelidir. Şekerli veya işlenmiş karbonhidrat kaynaklarını tüketmek insülin seviyenizi hızla yükseltmektedir. Bu durum kısa sürede insülin seviyelerinizi yükseltse bile hızla aç hissetmenize neden olmaktadır. Bu nedenle yüksek lifli, düşük şekerli karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir.

Paketli ve işlenmiş gıdalardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır. Ürün etiket bilgisini ve içeriğini iyi incelemek önemlidir. Sağlıklı olduğunu düşündüğünüz ürünler gerçekten o kadar sağlıklı olmayabilir. Yağsız olarak tüketilen light ürünlerin yağ içeriği düşük ancak karbonhidrat içeriği yüksek olabiliyor. Alınan ürünlerin mutlaka içeriğine bakılmalı, mümkün oldukça doğal ve organik ürünlere yönelmeli, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.

Yapılan çalışmalarda PKOS’u olan bireylerde beslenme ve egzersizin hem semptomlarda hem de psikolojik olarak iyileşme sağladığı belirlenmiştir. PKOS tedavisinde beslenme sürecinin diyabet, gestasyonel diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini de azalttığı görülmüştür.

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?