Uluslararası çalışmalarıyla son dönemde ülkemizin adını duyuran ressam Yağmur Yörük Yılmaz, “Duvarların Dili Olsa” adlı sergisiyle İzmirli sanatseverlerle buluştu. Basmane’deki Tarihi Bıçakçı Han’daki sergi 20 Mayıs’a kadar; Commune Art Space’de açılacak serginin ikinci durağı ise 24 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasında Commune Art Space’de ziyaret edilebilir.
Geleneksel natürmort resim üslubu ile modern duvar illüstrasyonları arasında gerçekleşen bir buluşmayı temsil eden eserlerini sanatseverlerin beğenisine sunan İzmirli ressam Yağmur Yörük Yılmaz’ın “Duvarların Dili Olsa” adlı sergisi, büyük beğeni topladı. Yılmaz’ın resmedilen evreninde izleyiciler, geleneksel resmin inceliklerini ve güncel grafik yaklaşımın canlılığını bir arada görebilme şansı yakaladı.
‘ART IS WORK’TEN YOLA ÇIKTI
Serginin, Milton Glaser’ın 2000 yılında gerçekleştirdiği Art is Work başlıklı konuşmasından esinle ortaya çıktığını ifade eden sanatçı Yılmaz, Glaser için illüstrasyonun ‘anlamlı ve hayret verici’ ile ‘modaya uygun ve banal’ olması arasındaki ince çizgide gezinen bir sanat formu olduğunu belirterek, “Bu düşünceye göre sergideki eserler de arka planda kullanılan görece ‘boyutsuz’ illüstrasyonlar ile ön planda yer alan hacimli natürmort resimlerin arasındaki bulanık sınırlarda geziniyor” dedi.
“DİLİ VARDI VE SUSTULAR”
Serginin ana temasının “duvarların dili olsa, konuşsa” söylemi üzerine kurulduğun kaydeden Yılmaz, “Belki geleneksel natürmort eserler ile bu eserlerin yer aldığı duvarların dili vardı ve sustular. O dönemin duvarları konuşabilseydi, farklı görünmek isteyebilirlerdi. Bu bağlamda, natürmort olan ön plan, daha gerçekçi ve ciddi bir anlatıya sahipken, arka planda yer alan illüstrasyonlar soyut, ama daha anlaşılabilir bir hikaye anlatma görevi üstleniyor. Bu yaklaşım, illüstrasyon ve resmin hem karşıtlığını hem de bir arada olma halini ortaya koyuyor” diye konuştu.